Yazdır

DERLEME
REVIEW

Doi: 10.5578/tt.8849
Tuberk Toraks 2015;63(1):42-47

Geliş Tarihi/Received: 29.12.2014 • Kabul Ediliş Tarihi/Accepted: 04.01.2015

Fiberoptik bronkoskopide sedasyon: Literatürün gözden geçirilmesi

Özlem KAR KURT1, Fahrettin TALAY1, Aysel KARĞI2, Zehra YAŞAR1, Tuncer TUĞ1


1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Bolu, Türkiye

1 Department of Chest Diseases, Faculty of Medicine, Abant Izzet Baysal University, Bolu, Turkey

2 Abant İzzet Baysal Üniversitesi, İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, Bolu, Türkiye

2 Clinic of Chest Diseases, Izzet Baysal Training and Research Hospital, Abant Izzet Baysal University, Bolu, Turkey

ÖZET

Fiberoptik bronkoskopide sedasyon: literatürün gözden geçirilmesi

Fiberoptik bronkoskopi (FOB) akciğer hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli yeri olan ve klinik pratikte yaygın olarak kullanılan bir prosedürdür. İnvaziv bir işlem olması nedeniyle öksürük, nefes darlığı, nazal ve farengeal irritasyona neden olabilmektedir. FOB sırasında ortaya çıkan stres katekolaminlerin salınımına neden olmakta ve taşikardi, vazokonstriksiyon ve kardiyak fonksiyonları yetersiz veya bozulmuş hastada miyokardiyal iskemiyle sonuçlanmaktadır. Güncel kılavuzlar komplikasyonları azaltmak ve hasta konforunu artırmak amacıyla sedasyon önermektedir. Bu amaçla en sık kullanılan sedatifler benzodiazepinler, opiyatlar, propofol ve fospropofol olup, tek veya kombine uygulanabilmektedir. Bronkoskopi ünitelerinde sedasyon uygulaması genellikle bronkoskopist tarafından uygulanmaktayken bazı merkezlerde anestezist de dahil olmaktadır. Bu derlemede FOB'da sedasyon için kullanılan çeşitli ilaçların değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Anahtar kelimeler: Fiberoptik bronkoskopi, sedasyon

SUMMARY

Sedation for fiberoptic bronchoscopy: review of the literature

Fiberoptic bronchoscopy (FOB) is a procedure which has an important role in the diagnosis and treatment of lung diseases and is widely used in clinical practice. It is an invasive procedure and can cause cough, shortness of breath, nose and throat irritation. Stress during bronchoscopy can cause release of catecholamines, which maylead to tachycardia, vasoconstriction and possible myocardial ischemia in patients with impaired cardiopulmonary function. Current guidelines for bronchoscopy recommend offering sedation to patients, with the aim of improving patient comfort and reducing complications. For this purpose, the most frequently used sedatives are benzodiazepines, opioids, propofol and fospropofol which are either administered alone or in combination. In this review, we aimed to evaluate various drugs used for sedation during bronchoscopy.

Key words: Fiberoptic bronchoscopy, sedation

Geliş Tarihi/Received: 29.12.2014 • Kabul Ediliş Tarihi/Accepted: 04.01.2015

GİRİŞ

İlk kez 1897 yılında Gustav Killian tarafından rijit bronkoskopinin keşfinden sonra 1970'li yıllara kadar rijit bronkoskopi geniş bir kullanım alanı bulmuştur. 1966 yılında ShigetoIkeda fiberoptik bronkoskopu ilk uygulayan kişi olmuştur ve bu tarihten itibaren hem teknikle hem de sedasyonla ilgili değişiklikler olmuştur. İlk yıllarda sedasyonun olumsuz etkileri hakkındaki endişeler nedeniyle nadiren uygulanmıştır. Ancak zamanla, birçok merkezde bronkoskopi sırasında sedasyondan yararlanılmış ve komplikasyonlar açısından fark olmadığı, hastaların bronkoskopiyi daha iyi tolere ettiği ve doktor memnuniyetinin arttığı dikkati çekmiştir (1,2).

Fiberoptik bronkoskopi (FOB)‘de sedasyon için çeşitli kılavuzlar geliştirilmesine rağmen henüz net standartlar belirlenememiştir. Merkezler arasında sedasyon uygulanıp uygulanmamasına, sedasyonun tipine, uygulanan premedikasyon ve topikal anesteziklere göre farklılıklar mevcuttur. ACCP'ye (American College of Chest Physicians) göre sedasyon kullanımı hasta memnuniyetini artırmakta, hastanın uygulamayı daha iyi tolere edebilmesini sağlamaktadır (3). Ayrıca, sedasyonlu ve sedasyonsuz yapılan uygulamalar arasında komplikasyon açısından çok az bir fark olduğu vurgulanmaktadır. BTS (The British Thoracic Society)'de kontrendikasyon olmadığı durumda sedasyonun hastaya bir seçenek olarak önerilmesi gerektiği konusunda ACCP ile ortak görüş bildirmektedir (4).

Hasta konforu, işlem kolaylığı ve komplikasyonların değerlendirilmesi gibi pek çok faktör sedasyonun etkinliğini değerlendirmek için kullanılabilir. 1998 yılında yapılan bir çalışmada, FOB öncesi değerlendirilen kişilerin %80'i, uygulama ile duyabileceği ağrı korkusunun sedasyon korkusundan ağır bastığı için uygulamayı sedasyon altında yaptırmayı tercih etmişlerdir (5). 1991 yılında yapılan bir çalışmada rutin sedasyon uygulaması Kuzey Amerika'da %50.7 iken, son 20 yılda hızlı bir yükseliş göstermiştir (6). Şu an Avrupa'da %95'ten fazla bronkoskopide sedasyon uygulanmaktadır (7).

Çoğu merkezde sedasyonu bronkoskopist uygularken, bazı merkezlerde anestezist tarafından uygulanmaktadır. Genellikle sedasyon işlemi aşırı sedasyonu önlemek için yüksek doz yerine giderek artan dozlarda uygulanmaktadır. Sedasyon için istenen düzey genellikle hava yolu açıklığını koruyabilen, kardiyak fonksiyonların korunduğu ve hastanın sözlü uyarana yanıt verebildiği, ilaçlar ile bilinç düzeyinin deprese edildiği (bilinçli sedasyon) orta düzeyde bir sedasyondur. Eğer hastada refleks kaybı ile sadece ağrılı uyarana yanıt varsa bu durumda derin sedasyon sağlanmış olur ve solunum fonksiyonu ve hava yolu açıklığı kontrolü bozulabilir. Yaşlı hastalarda olası hepatik ve renal fonksiyon azalması, azalmış doku ve kan esterazları ve artmış sensitivite nedeniyle uygulanacak ilaç dozları açısından dikkatli olunmalıdır.

Premedikasyon: Antikolinerjikler

Atropin ve glikopirolat gibi antikolinerjik ilaçlar sekresyonları ve öksürüğü azaltmak ve vazovagal yanıtı engellemek gibi sempatik etkileri nedeniyle FOB'da kullanım alanı bulmuştur. Ancak yapılan çalışmalar antikolinerjiklerin premedikasyon amacıyla kullanımında yararlı olmadığını göstermektedir (8). Midazolam ile sedasyon öncesi atropin uygulamasının sekresyonları azaltmadığı plasebo kontrollü çalışmalarla gösterilmiştir (9,10). ACCP 2011 uzlaşı kılavuzunda antikolinerjiklerin premedikasyon amaçlı kullanımı önerilmemektedir (3).

Topikal Anestezikler

Topikal anestezik ilaçlar arasında lidokain kısa yarı ömrü ve geniş güvenlik aralığı nedeniyle tercih edilen bir ilaçtır. Ancak yüksek doz uygulamalarda (> 5 mg/L) aritmi, nöbet ve kardiyopulmoner arrest gibi artmış yan etki profiline sahiptir. Topikal anestezi uygulama yöntemleri damlatarak, aerosol sprey, jel, nebulizatör ve lokal sinir bloğu tekniği şeklinde değişmektedir. Ayrıca, lidokain spray-as-you-go (SAYGO) tekniği ile FOB çalışma kanalından işlem sırasında uygulanmaktadır. Bu uygulama hem BTS hem de ACCP kılavuzlarında önerilmektedir (3,4). Yapılan plasebo kontrollü randomize bir çalışmada, FOB sırasında lidokain uygulamasının öksürük sıklığını, stridoru ve kullanılan sedatif miktarını önemli ölçüde azalttığı gösterilmiştir (11). Başka bir çalışmada nebülize lidokain uygulamasının yarar sağlamadığı gösterilmiştir (12). BTS kılavuzunda, lidokain topikal anestezi amaçlı, %2 lidokain jel uygulaması nazal topikal anestezideki en etkili yöntem olarak vurgulanmakta, krikotiroid için lidokain sprey ve %1 lidokain sprey işlem sırasında FOB kanalından önerilmekte ancak lidokain nebül önerilmemektedir.

Benzodiazepinler: Midazolam, Diazepam, Lorazepam

Bu grup ilaçların avantajları arasında anksiyolitik, anterograt amnezi, sedasyon, antikonvülzan, kas gevşetici ve kardiyorespiratuvar stabilite özelliklerinin yanı sıra flumazenil ile yan etkilerin antagonize edilmesi yer almaktadır. Benzodiazepinler toplumda %6 oranda yavaş metabolize olmakta, ilaç birikimine neden olup yan etki riski artmaktadır (13). Diğer yan etkileri arasında ilaç etkileşimleri ve ilaç klerensinde (CYP3A4 ve CYP3A5 düzeyinde) değişiklik yer almakta ve böylece özellikle yaşlılarda, böbrek ve karaciğer hastalığı olanlarda solunum depresyonu, hafıza değişiklikleri gibi yan etkilere neden olabilmektedir (14). Piyasada bulunan benzodiazepinler içinde en çok tercih edileni hızlı etki ve kısa yarı ömrü nedeniyle (midazolam için 2 saat, diazepam için 24-57 saat) midazolamdır. ACCP'nin çalışmasında katılımcıların %48.1'i midazolam kullanırken %24.5'i diazepamı tercih etmekteydi (3). BTS kılavuzunda ise midazolam, sedasyon için kabul edilen ilaç olup 70 yaş altı grupta önerilen doz en yüksek 5 mg'dır. Yetmiş yaş altı hastalarda ise en yüksek doz 2 mg olarak önerilmektedir (4). Benzodiazepinler hastalarca iyi tolere edilmekte ve FOB sonrası yüksek hasta memnuniyet skorlarına ulaşılmaktadır (1).

Midazolam ile hasta memnuniyeti çok sayıda çalışmada değerlendirilmiştir. Midazolam ile sedasyon grubunda hasta toleransının daha iyi olduğu gösterilmiştir. 2013 yılında yapılan bir çalışmada 0.07 mg/kg dozda midazolam uygulamasıyla belirgin yan etki gelişmeksizin plasebo ile karşılaştırıldığında hemodinamik parametrelerde hafif değişiklikle hasta toleransının arttığı bulunmuştur (15).

Lorazepam ve diazepam da FOB'da sedasyon amaçlı uygulanmış ancak midazolam hızlı etki başlangıcı, hızlı pik etkiye ulaşması ve kısa etki süresi nedeniyle daha yaygın kullanılır hale gelmiştir.

Opiyatlar

Opiyatlar, analjezik, antitüsif ve sedatif etkileri nedeniyle benzodiazepinlerle kombine tedavide sıklıkla kullanılmaktadır. Mü reseptörleri üzerinden etki ederek analjezi, sedasyon ve öksürük refleksi baskılanması sağlanmaktadır. Nalokson ile olumsuz etkilerinin antagonize edilebilmesi önemli bir avantajıdır. Karaciğerde metabolize olup, böbrekten atılmaktadır. Renal yolla atılması nedeniyle (özellikle morfin) böbrek yetmezliği olan hastalarda metabolitleri birikmekte ve uzamış sedasyon ve solunum depresyonuna neden olmaktadır. Fentanil (morfinden 100 kat daha potent) lipofilik özellikleri nedeniyle hızlı etki başlangıcı ve kısa yarı ömrü nedeniyle en çok tercih edilen opiyattır (3). Sedasyon amaçlı uygulamalarda tek ilaç olarak opiyat kullanımıyla ilgili geniş kapsamlı çalışmalar az sayıda olmakla birlikte, benzodiazepinlere göre daha düşük etkili oldukları gösterilmiştir (4). Opiyatlar genellikle benzodiazepinler ile kombine kullanılmaktadır. Opiyat kullanımı öksürükte baskılanma, lidokain kullanımında azalma sağlamakla birlikte hasta toleransını artırmaktadır. Benzodiazepin ve opiyat kombinasyonu sinerjik etki sağlamakta ve FOB esnasında sempatik tonusu azaltmaktadır (16). Alfentanil, fentanilden daha az potent bir ilaçtır. Yapılan bir çalışmada midazolam alfentanil kombinasyonunun sadece topikal anestezi uygulanan grupla karşılaştırılmasında, kombine sedasyon uygulanan grupta ikinci bronkoskopi için tekrar gelme istekliliğini gösteren hasta memnuniyetinin daha iyi olduğu görülmüştür ve işlem sonrası dispne sedasyon almayan grupta daha fazla bulunmuş, sonuçta kombine sedasyonun bronkoskopiye toleransı artırdığı ve prosedürün güvenliğini (desatürasyon episotlarının daha fazla olduğu ancak süreklilik arz etmediği) etkilemediği gösterilmiştir (17). Alfentanilin fentanile tek üstünlüğü, hızlı etki başlangıcı ve kısa sedasyon süresidir ancak FOB için bu iki kısa etkili opiyatı karşılaştıran klinik çalışma yoktur. Remifentanil analjezik etkisi fentanile benzer olup, yararı infüzyonun kesilmesiyle etkisinin devam etmemesi ve hepatik disfonksiyonu olan hastada ilaç birikiminin gözlenmemesidir. Berkenbosch ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada, FOB için remifentanil propofol ile kombine infantlarda güvenle uygulanmış ancak diğer opiyatlar ile karşılaştırmalı çalışmalara ihtiyaç olduğu vurgulanmıştır (18).

Propofol

Benzodiazepinlere benzer, GABA aktivitesini artırarak etki gösterirler. Hasta memnuniyeti ve maliyet-etkinlik açısından, tek başına kullanımı veya diğer sedatif ve analjeziklerle kullanımıyla ilgili farmakokinetik ve farmakodinamik avantajları nedeniyle bronkoskopide propofol kullanımı giderek artan kullanım alanı bulmuştur. Bu konuda yapılan çalışmalarda propofol uygulamasının amnezi yaparak, öksürük ve boğulma hissini azaltarak işlem toleransını artırdığı gösterilmiştir (2). Midazolamla karşılaştırıldığında, propofol benzer etkinlik ve güvenirliliğe sahiptir ancak etkisinin hızlı başlaması ve anesteziden hızlı çıkış hem de hasta toleransının daha iyi olması nedeniyle giderek daha fazla önerilmeye başlanmıştır (14,19). Propofol, analjezi sağlamak, öksürüğü azaltmak, gerekli propofol dozunu azaltmak ve anestezi ve sedasyonu artırmak için opiyat ve sedatiflerle kombinasyon tedavisinde de kullanılabilir (20,21). Propofol-opiyat kombinasyonu (orta düzeyde sedasyon) ile oksijen desatürasyonları arasında ilişki bulunmuş ancak bazı çalışmalarda midazolamın kısa etkili opiyatlarla kombinasyonu propofolün tek başına kullanımı ile karşılaştırıldığında daha fazla CO2 retansiyonu ve daha fazla O2 desteğine ihtiyaç ile sonuçlandığı gösterilmiştir (22,23). Başka bir çalışmada, propofol ve benzodiazepin gruplarının her ikisinde de oksijen satürasyonlarında düşme gösterilmiş, ancak propofol grubunda (ortalama O2 satürasyonu %83) benzodiazepin grubuna (%86) göre daha belirgin olduğu belirtilmiştir (24). Bronkoskopi sırasında uygulanan destek O2 ile düzeltilebileceği belirtilmiştir. Anesteziden çıkış süresi midazolam grubunda, propofol grubuna göre iki kata kadar daha uzun bulunmuştur. Propofol intravenöz bolus ya da devamlı infüzyon şeklinde uygulanabilir. Yakın zamanda yapılmış bir çalışmada propofolün sürekli infüzyonu daha yüksek dozları gerektirdiği ve işlemin uzun sürmesine neden olduğu gösterilmiştir (25). Ancak bunun bu çalışmada belirtilen protokol için doğru olabileceği belirtilmiştir. Sedasyon indüksiyonu için 0.5-1 mg/kg doz gerekliyken idame için 25-75 µg/kg/dk dozla devam edilmelidir, derin sedasyon veya anestezi gerekliyse infüzyon dozu 40-200 µg/kg/dk şeklinde ayarlanmalıdır. İngiliz kılavuzları propofolün güvenlik aralığının dar olması nedeniyle eğitimli uygulayıcılar tarafından kullanımını önermektedir, anestezist dışı kişiler tarafından uygulamalarda beklenenden daha derin sedasyon gelişimi nedeniyle dikkatli olunması önerilmiştir (4). Bunda etkili bir diğer faktör, benzodiazepinlerin aksine propofolün antidotunun olmamasıdır.

Fospropofol

Fospropofol, propofolün suda çözünebilen bir ön ilaç formudur. Fospropofolün propofole üstün olduğu durum fospropofolün plazma konsantrasyonunda ani artış gözlenmemesidir. Böylece orta düzeyde sedasyon sağlama kolaylıkla titre edilebilmektedir ancak genel anestezik olarak kabul edilmemektedir (26). Propofol, lipid emülsiyonu olması nedeniyle hızlı etki başlangıcı ve hızlı düzelme sağlamaktadır, ancak kardiyopulmoner depresyon, enjeksiyon yerinde ağrı ve mikrobiyal kontaminasyon gibi etkileri vardır. Fospropofole bağlı majör yan etkiler ise parestezi (%47.6), kaşıntı (%14.7), hipoksemi (%14.3), hipotansiyon (%3.2)‘dur. 6.5 mg/kg doz ideal doz olarak görünmektedir. Yapılan bir çalışmada fospropofolün hem genç hem de yaşlı nüfusta bronkoskopi sırasında kullanılabilecek, farmokokinetik ve farmakodinamik profili ön görülebilir güvenli bir sedatif olduğu gösterilmiştir ancak bu çalışmada diğer sedatiflerle karşılaştırmalı analiz yapılmamıştır (27).

Ketamin

Ketamin özellikle çocuklarda FOB ve endoskopik işlemler için kullanılan bir ilaçtır (28). Diğer sedatiflerin aksine kalp hızını, kardiyak outputu ve kan basıncını sempatik sistemi aktive ederek ve noradrenalin geri alımını engelleyerek artırmaktadır. Ketaminin bir avantajı bronkodilatör ve analjezik etkisidir ancak sekresyon artışı ve yetişkinlerin %10-20'sinde gelişen deliryum tablosu (konfüzyon ve halüsinasyonlar) dezavantajları arasındadır (29). Benzodiazepinlerle kombine kullanımda uzamış etki ve kardiyositumulan etkinin arttığı gözlenmiştir.

Deksmedetomidin

Deksmedetomidin, selektif α2-adrenoreseptör agonisti olup, sedatif ve analjezik özelliklere sahiptir (30). Lokus seruleustaki reseptörler üzerinden etki eder ve solunum depresyonu yapmaksızın spinal korddaki reseptörler aracılığıyla sedasyon ve analjeziyi indükler (30). Ancak hipotansiyon ve bradikardi gibi olumsuz etkileri vardır. Benzodiazepinlerle yapılan karşılaştırmalı çalışmada bronkoskopi sırasında daha iyi oksijen satürasyon değerlerine sahip olduğu bulunmuştur, ancak güvenlik profili karşılaştırması ile ilgili henüz bir çalışma yapılmamıştır (30). Deksmedetomidin-propofol ile remifentanil-propofol karşılaştırmalı çalışmasında, deksmedetomidin grubunda daha az oral kaviteye aspirasyon gereksinimi (tükürük ve hava yolu sekresyonlarında azalma ile) ve daha az oksijen desatürasyonu gözlenmiştir (31). Ancak aynı grupta daha fazla topikal anestezi gereksinimi ve düşük bronkoskopist memnuniyeti gözlenmiştir. Bu ilacın opiyatlar gibi antitüsif etkisi olmadığı için öksürükte artış görülebilmektedir. Lee ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada bronşiyal termoplastide deksmedetomidin başarıyla uygulanmıştır (32). Deksmedetomidin bronkoskopi için yeni ve güvenli bir ilaç olarak görülmekte olup, etkinlik ve güvenlik profili açısından daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

SONUÇ

Sonuç olarak kontrendikasyon olmadığı sürece FOB esnasında sedasyon önerilmektedir. İşlem öncesi ve işlem sırasında uygulanan topikal anestezi öksürüğü azaltmakta ve ihtiyaç duyulan sedatif dozunu azaltmaktadır. Premedikasyon amaçlı antikolinerjiklerin yararı olmadığı gösterilmiştir. Sedatiflerin seçimi konusunda kesin öneri olmamakla birlikte ideal ajanın hızlı etki başlangıcı olan, kısa etkili ve hızla geri dönüşlü olması önerilmektedir. Bu bağlamda midazolamın kısa etkili opiyatlar ile kombinasyonu bronkoskopist tarafından yapılan sedasyonda uygun bir seçenektir (33). Ayrıca en son çalışmalar, propofolün orta düzeyde sedasyon için önemli bir ilaç olduğunu ve bronkoskopist tarafından uygulanabilmesi için uygun eğitimin alınmasını önermektedir. Deksme-detomidin ve fospropofol gibi yeni sedatif seçeneklerinin bronkoskopide sedasyon için değerlendirilmesi amacıyla ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

ÇIKAT ÇATIŞMASI

Bildirilmemiştir.

KAYNAKLAR

  1. Putinati S, Ballerin L, Corbetta L, Trevisani L, Potena A. Patient satisfaction with conscious sedation for bronchoscopy. Chest 1999;115(5):1437-40.
  2. Gonzalez R, De-La-Rosa-Ramirez I, Maldonado-Hernandez A, Dominguez-Cherit G. Should patients undergoing a bronchoscopy be sedated? Acta Anaesthesiol Scand 2003;47(4):411-5.
  3. Wahidi MM, Jain P, Jantz M, Lee P, Mackensen GB, Barbour SY, et al. American College of Chest Physicians consensus statement on the use of topical anesthesia, analgesia, and sedation during flexible bronchoscopy in adult patients. Chest 2011;140(5):1342-50.
  4. Du Rand IA, Blaikley J, Booton R, Chaudhuri N, Gupta V, Khalid S, et al. British Thoracic Society guideline for diagnostic flexible bronchoscopy in adults: accredited by NICE. Thorax 2013;68(Suppl 1):i1-i44.
  5. Poi PJ, Chuah SY, Srinivas P, Liam CK. Common fears of patients undergoing bronchoscopy. Eur Respir J 1998;11(5):1147-9.
  6. Prakash UB, Offord KP, Stubbs SE. Bronchoscopy in North America: the ACCP survey. Chest 1991;100(6):1668-75.
  7. Pickles J, Jeffrey M, Datta A, Jeffrey AA. Is preparation for bronchoscopy optimal? Eur Respir J 2003;22(2):203-6.
  8. Malik JA, Gupta D, Agarwal AN, Jindal SK. Anticholinergic premedication for flexible bronchoscopy: a randomized, double-blind, placebo-controlled study of atropine and glycopyrrolate. Chest 2009;136(2):347-54.
  9. Williams T, Brooks T, Ward C. The role of atropine premedication in fiberoptic bronchoscopy using intravenous midazolam sedation. Chest 1998;113(5):1394-8.
  10. Cowl CT, Prakash UB, Kruger BR. The role of anticholinergics in bronchoscopy. A randomized clinical trial. Chest 2000;118(1):188-92.
  11. Antoniades N, Worsnop C. Topical lidocaine through the bronchoscope reduces cough rate during bronchoscopy. Respirology 2009;14(6):873-6.
  12. Stolz D, Chhajed PN, Leuppi J, Pflimlin E, Tamm M. Nebulized lidocaine for flexible bronchoscopy: a randomized, double-blind, placebo-controlled trial. Chest 2005;128(3):1756-60.
  13. Shelley MP, Wilson P, Norman J. Sedation for fibreoptic bronchoscopy. Thorax 1989;44(10):769-75.
  14. Clark G, Licker M, Younossian AB, Soccal PM, Frey JG, Rochat T, et al. Titrated sedation with propofol or midazolam for flexible bronchoscopy: a randomised trial. Eur Respir J 2009;34(6):1277-83.
  15. Contoli M, Gnesini G, Artioli D, Ravenna C, Sferra S, Romanazzi C, et al. Midazolam in flexible bronchoscopy premedication: effects on patient-related and procedure-related outcomes. J Bronchology Interv Pulmonol 2013;20(3):232-40.
  16. Stolz D, Chhajed PN, Leuppi JD, Brutsche M, Pflimlin E, Tamm M. Cough suppression during flexible bronchoscopy using combined sedation with midazolam and hydrocodone: a randomised, double blind, placebo controlled trial. Thorax 2004;59(9):773-6.
  17. Ni YL, Lo YL, Lin TY, Fang YF, Kuo HP. Conscious sedation reduces patient discomfort and improves satisfaction in flexible bronchoscopy. Chang Gung Med J 2010;33(4):443-52.
  18. Berkenbosch JW, Graff GR, Stark JM, Ner Z, Tobias JD. Use of a remifentanil-propofol mixture for pediatric flexible fiberoptic bronchoscopy sedation. Paediatr Anaesth 2004;14(11):941-6.
  19. Lo YL, Lin TY, Fang YF, Wang TY, Chen HC, Chou CL, et al. Feasibility of bispectral index-guided propofol infusion for flexible bronchoscopy sedation: a randomized controlled trial. PLoS One 2011;6(11):e27769.
  20. Hwang J, Jeon Y, Park HP, Lim YJ, Oh YS. Comparison of alfetanil and ketamine in combination with propofol for patient-controlled sedation during fiberoptic bronchoscopy. Acta Anaesthesiol Scand 2005;49(9):1334-8.
  21. Schlatter L, Pflimlin E, Fehrke B, Meyer A, Tamm M, Stolz D. Propofol versus propofol plus hydrocodone for flexible bronchoscopy: a randomised study. Eur Respir J 2011;38(3):529-37.
  22. Yoon HI, Kim JH, Lee JH, Park S, Lee CT, Hwang JY, et al. Comparison of propofol and the combination of propofol and alfentanil during bronchoscopy: a randomized study. Acta Anaesthesiol Scand 2011;55(1):104-9.
  23. Carmi U, Kramer MR, Zemtzov D, Rosengarten D, Fruchter O. Propofol safety in bronchoscopy: prospective randomized trial using transcutaneous carbon dioxide tension monitoring. Respiration 2011;82(6):515-21.
  24. Crawford M, Pollock J, Anderson K, Glavin RJ, MacIntyre D, Vernon D. Comparison of midazolam with propofol for sedation in outpatient bronchoscopy. Br J Anaesth 1993;70(4):419-22.
  25. Grendelmeier P, Tamm M, Pflimlin E, Stolz D. Propofol sedation for flexible bronchoscopy: a randomised, noninferiority trial. Eur Respir J 2014;43(2):591-601.
  26. Silvestri GA, Vincent BD, Wahidi MM, Robinette E, Hansbrough JR, Downie GH. A phase 3, randomized, double-blind study to assess the efficacy and safety of fospropofol disodium injection for moderate sedation in patients undergoing flexible bronchoscopy. Chest 2009;135(1):41-7.
  27. Silvestri GA, Vincent BD, Wahidi MM. Fospropofol Disodium for Sedation in Elderly Patients Undergoing Flexible Bronchoscopy. J Bronchology Interv Pulmonol 2011;18(1):15-22.
  28. Berkenbosch JW, Graff GR, Stark JM. Safety and efficacy of ketamine sedation for infant flexible fiberoptic bronchoscopy. Chest 2004;125(3):1132-7.
  29. Strayer RJ, Nelson LS. Adverse events associated with ketamine for procedural sedation in adults. Am J Emerg Med 2008;26(9):985-1028.
  30. Liao W, Ma G, Su QG, Fang Y, Gu BC, Zou XM. Dexmedetomidine versus midazolam for conscious sedation in postoperative patients undergoing flexible bronchoscopy: a randomized study. J Int Med Res 2012;40(4):1371-80.
  31. Ryu JH, Lee SW, Lee JH, Lee EH, Do SH, Kim CS. Randomized double-blind study of remifentanil and dexmedetomidine for flexible bronchoscopy. Br J Anaesth 2012;108(3):503-11.
  32. Lee JA, Rowen DW, Rose DD. Bronchial thermoplasty: a novel treatment for severe asthma requiring monitored anesthesia care. AANA J 2011;79(6):480-3.
  33. Levin E, Ismail AM, Shaheen HT, Bowling MR. Bronchoscopy: Sedation Update and Review of the Literature. Clin Pulm Med 2014;21(5):225-9.

Yazışma Adresi (Address for Correspondence)

Dr. Özlem KAR KURT

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi,

Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı,

BOLU - TURKEY

e-mail: aghhozlem@yahoo.com

Yazdır