Yazdır

Tedavisi geciken bir testis tüberkülozunun seyri: Bir olgu nedeniyle*

Murat YALÇINSOY1, Sinem GÜNGÖR2, Esen AKKAYA1, Sevinç BİLGİN1, Esra AKKÜTÜK1,
Mehmet SIRMALI3, Deniz KONYA4


1 Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi,

Göğüs Hastalıkları Kliniği, İstanbul,

2 Üniversal Taksim Alman Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Bölümü, İstanbul,

3 Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi,

Göğüs Cerrahisi Kliniği, İstanbul,

4 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul.

Tuberk Toraks 2013; 61(3): 255-257 • doi:10.5578/tt.4622

Geliş Tarihi/Received: 22/12/2012 - Kabul Ediliş Tarihi/Accepted: 31/01/2013

* Bu olgu, Türk Toraks Derneği 15. Yıllık Kongresi (11-15 Nisan 2012)'nde sunulmuştur.

Sayın Editör,

Araz ve arkadaşları imzalı, Tüberküloz ve Toraks Dergisi'nin 2012 yılı üçüncü sayısı 274-278 sayfa aralığında yayınlanmış olan "A case with multisystemic involved of tuberculosis" başlıklı makaleyi ilgiyle okuduk (1). Çalışmacılar birden fazla sistemi tutan tüberküloz olgularının nadir görüldüğünü bildirmişlerdir. Bu nedenle biz de 2012 yılında Türk Toraks Derneği 15. Yıllık Kongresinde sunduğumuz, testis tutulumu ile başlayıp tedavi gecikmesi nedeniyle yumuşak doku ve kemik tutulumu ile seyreden yaygın bir tüberküloz olgumuzun özelliklerini, hastalığın yaygınlığı, testis tüberkülozunun nadir görülmesi ve tedavi gecikmelerinin önemine dikkat çekmek amacıyla paylaşmak istedik (2).

OLGU SUNUMU

Yirmi bir yaşındaki erkek hastaya, 2011 yılı Şubat ayında sol testiste ağrı ve ciltte akıntı şikayetiyle başvurduğu merkezde, testiste kitle saptanarak, malignite şüphesiyle orşiektomi yapılmıştır. Hastanın orşiektomi patolojisi kazeifiye granülomatöz iltihap olarak raporlanmış olup, adli olgu/hükümlü olan hastanın, kendisinden ve sevk işlemlerinden kaynaklanan nedenlerle tedavisi başlanamamış. 2011 yılı Eylül ayında göğüs ve sırt ağrısı ve bu süre zarfında yaklaşık 10 kg kilo kaybıyla merkezimize başvuran olgunun göğüs ön yüzünde fluktuasyon veren apse formasyonu dışında fizik muayene bulgularında patoloji saptanmamıştır (Resim 1). Laboratuvar incelemede; tam kan sayımı ve biyokimyasal değerleri normal sınırlarda idi. Posteroanterior akciğer grafisinde paratrakeal dansite artışı, yan grafide sternum önünde yumuşak doku artışı ile bombeleşme mevcuttu (Resim 2). Toraks ve batın bilgisayarlı tomografi (BT) incelemesinde; toraks ön duvarı sternum anteriorunda ve sol lateralinde, cilt altı dokularda hipodens yer kaplayıcı lezyon, posterior mediastende paravertebral alanda en geniş yerinde 42 mm kalınlığa ulaşan vertebra korpusunda ve sağ kotlarda destrüksiyona yol açan heterojen dansitede yer kaplayıcı lezyon, sağ hemitoraks posteriorunda D10 vertebra korpusu solunda ve kotlarda destrüksiyona yol açan 40 x 25 mm boyutunda yumuşak doku lezyonu, sağ hemitoraksta plörezi izlendi (Resim 3). Göğüs ön yüzünde fluktuasyon veren apseye yapılan iğne aspirasyonuyla pü aspire edildi ve Erlich Ziehl Neelsen aside dirençli boyama yöntemiyle incelemede aside dirençli basil (ARB) görülmedi. Apse materyalinin aerop ve anaerop kültürlerinde üreme olmadı. Alınan balgam örneğinde direkt muayenede ARB negatif kaldı. Yapılan tetkikler sonucunda testis tüberkülozunun yanı sıra plörezi, göğüs ön duvarında soğuk apse, vertebra ön yüzünde paravertebral apse (Psoas apsesi), vertebralarda destrüksiyon saptandı. Olguya testis tüberkülozunun yanı sıra yaygın tutulum nedeniyle rifampin, izoniazid, pirazinamid ve etambutol olmak üzere antitüberküloz tedavi başlandı. Merkezimize müracaatında plörezide düzelme mevcuttu (Resim 3B). Tedavi altında, vertebra destrüksiyonu açısından nöroşirürji konsültasyonları devam eden hastanın, tedaviye rağmen göğüs ön yüzündeki apsede düzelme olmaması ve hastanın ağrı ve gerginlik şikayetleri olması nedeniyle göğüs tüpü takıldı ve apse boşaltılarak hasta rahatlatıldı (Resim 3B). Takiplerde hastadan alınan balgam örneğinin spesifik kültürü negatif kaldı. Göğüs ön duvarından aspire edilen püden yapılan spesifik kültürde Mycobacterium tuberculosis üredi. İlaç duyarlılık testlerinde direnç paterni saptanmadı. Vertebralara yönelik çekilen manyetik rezonans görüntüleme (MRG)'de; C5-6 diskinde posterior sağ paramedian protüzyon, T1-T8 vertebralarda korpuslarda destrüksiyon ve intervertebral foramen yoluyla spinal kanal içine uzanan 18 x 6.5 x 8.5 cm boyutlarında ankapsüle yüksek dansiteli koleksiyon mevcuttu. Beyin ve sinir cerrahisi ile konsülte edilen hastaya 2011 yılı Aralık ayında T3-T4 torakotomi + apse drenaj operasyonu yapıldı. Postoperatif dönemde çekilen MRG ile apsenin boşaltıldığı verifiye edildi. Tedavi sonrası lezyonlar geriledi ve yeni lezyon oluşmadı (Resim 4). Hasta halen şikayetsiz olup, tüberküloz tedavisi sonlandırılmıştır. Hastalık seyrine bakıldığında; adli olgu/hükümlü hastada, hastanın kendisinden (hasta gecikmesi), sevk işlemlerinden (sevk zincirinde gecikme) ve doktor gecikmelerinden (doktor gecikmesi) kaynaklanan yedi aylık bir tedavi gecikmesi olmuş ve başlangıçtaki testis tüberkülozu, yaygın tüberküloz ile sonlanmıştır.


Resim 1

Resim 2

Resim 3

Resim 4

TARTIŞMA

M. tuberculosis, her doku ve organda yerleşerek hastalık oluşturabilir. Akciğer-plevra tutulumu sıklıkla görülmekle beraber nadiren organ tutulumu yaparak farklı klinik tablolara yol açar. Birden fazla sistemi tutan tüberküloz olguları, çocuklarda ve AIDS gibi immün sistemin baskılandığı hastalarda sık görülmekle birlikte, olgumuzda olduğu gibi, nadir de olsa immün sistemi normal erişkinlerde de bildirilmektedir (1,3,4,5). Genitoüriner tüberküloz, primer pulmoner infeksiyondan sonra hematojen yayılımla böbreklerde başlar ve nadir görülür (%6.6) (3). Erkek genital tüberkülozunda skrotal ve testiküler kitle en sık saptanan bulgudur. Kronik drene olan fistül, ağrılı intraskrotal kitle nadir görülen bulgulardandır. Tanı cerrahi olarak çıkarılan kitlenin incelenmesiyle konur (6,7). Olgumuzda da skrotal kitlenin cerrahi olarak çıkarılmasıyla tanı konulmuş, tedavi gecikmesiyle hastalık yaygın hal almıştır. Bu durumda medikal tedavinin yanı sıra cerrahi müdahalelere de ihtiyaç olmuş, tedavi süresi uzamıştır.

Sonuç olarak; tüberkülozun erken tanı ve tedavisi, gelişebilecek ciddi komplikasyonları önlemek açısından önemlidir.

ÇIKARÇATIŞMASI

Bildirilmemiştir.

KAYNAKLAR

  1. Araz Ö, Özkaya Ş, Güçer H, Taşçı F, Keleş S, Ulusan DZ, Şahin Ü. A case with multisystemic involved of tuberculosis. Tuberk Toraks 2012; 60: 274-8.
  2. Akkaya E, Yalçınsoy M, Güngör S, Bilgin S, Akkütük S, Sırmalı M, et al. A case report: Course of the treatment delay of testicular tuberculosis. Turkish Thoracic of Society 15th Annual Congress Abstract Book. 11-15 April 2012, Antalya, P504.
  3. Iseman MD. A Clinician's Guide to Tuberculosis. Philadelphia: Lippincot Williams and Wilkins, 2000: 145-97.
  4. Erbay A, Bodur H, Çevik MA, Yılmaz A. Disseminated tuberculosis with skin-soft issue involvement and abscessus. Tuberk Toraks 2002; 50: 492-6.
  5. Babalık A, Çalışır HC. Multidrug resistant tuberculosis with multiple organ involvement. Tuberk Toraks 2012; 60: 261-4.
  6. Yaşar KK, Şengöz G, Yıldırım F, Ergin G, Nazlıcan Ö, Yiğit M. A case of genital system tuberculosis with chronic system drainnage. ANKEM 2006; 20: 34-6.
  7. Akbay EK, Küçük Ü, Akdeniz F, Pala EE, Koç G, Bayol Ü, Yılmaz Y. A case report: Epididymal orchitis. New Urology  Journal 2011; 6: 42-4.

Yazışma Adresi (Address for Correspondence):

Dr. Murat YALÇINSOY,

SB Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve

Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

C blok 19. Servis Başıbüyük/Maltepe, İSTANBUL - TURKEY

e-mail: mrtyalcinsoy@yahoo.com

Yazdır