Türkçe       English

<< Geri Yazdır
doi:10.5578/tt.5348
Gelişmekte olan bir ülkede venöz tromboembolizm tanı ve tedavisindeki gecikmeler

Gelişmekte olan bir ülkede venöz tromboembolizm tanı ve tedavisindeki gecikmeler

Mohammad Hossein RAHIMI-RAD1, Shaghayegh RAHIMI-RAD2, Sahar ZARRIN3


1 Urmia Üniversitesi Tıp Fakültesi, Solunum Hastalıkları Bölümü, Urmia, İran,

2 Tabriz Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencisi, Tabriz, İran,

3 Urmia Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Bölümü, Urmia, İran.

ÖZET

Gelişmekte olan bir ülkede venöz tromboembolizm tanı ve tedavisindeki gecikmeler

Giriş: Derin ven trombozu ve pulmoner tromboembolizmin hızlı tanı ve tedavisi mortalite ve morbiditeyi azaltmaktadır. Bu çalışmanın amacı, gelişmekte olan bir ülkede, derin ven trombozu ve pulmoner tromboembolizm tedavisindeki gecikmeleri ve ilişkili faktörleri araştırmaktır. 

Materyal ve Metod: Urmia, İran'da derin ven trombozu ve/veya pulmoner tromboembolizm tanılı 353 hasta prospektif olarak çalışıldı. Semptomların başlangıç tarihi, klinisyen tarafından yapılan ilk değerlendirme, tedavi başlangıcı ve tanının doğrulanma bilgileri kaydedildi. Ayrıca, bazı faktörlerle ilişkisi incelendi.

Bulgular: Semptomların başlangıcından tedavi başlanmasına kadarki ortalama süre 4.70 gündü, bu sürenin %89'u semptomların başlangıcından ilk medikal değerlendirmeye kadar geçen süreydi (ortalama= 4.19 gün). Semptomların başlangıcından tanının doğrulanmasına kadarki ortalama süre 6.29 gündü. Venöz tromboembolizmli 353 hastanın 185 (%52.4)'i  semptomların başlangıcından sonra ilk iki günde, 168 (%47.6)'i iki günden sonra bir klinisyen tarafından değerlendirildi. Erken değerlendirme ile ilişkili olan ve p değeri < 0.05 olan faktörler, yüksek eğitim düzeyi, yakın zamanda cerrahi, alçı varlığı, bacakta şişmeydi ve pulmoner tromboembolizmli hastaların derin ven trombozlu hastalara göre daha erken değerlendirildiği saptandı. Yaş, cinsiyet, semptom sayısı ve venöz tromboembolizm yönünden aile öyküsü ile ilişki yoktu (p> 0.05). Yüksek olasılık skorlu hastalarda ilk değerlendirmeden tanıya kadar geçen süre anlamlı olarak daha kısaydı.

Sonuç: Venöz tromboembolizmli hastaların çoğunda tanı ve antikoagülasyon tedavide gecikme vardı. Gecikmenin başlıca nedeni hasta ile ilişkiliydi. Hastaların venöz tromboembolizm konusunda farkındalığını artıracak ve gecikmeyi kısaltacak stratejilere ihtiyaç bulunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Pulmoner tromboembolizm, derin ven trombozu, risk faktörleri, tanıda gecikme.

SUMMARY

Delays in diagnosis and treatment of venous thromboembolism in a developing country setting

Mohammad Hossein RAHIMI-RAD1, Shaghayegh RAHIMI-RAD2, Sahar ZARRIN3


1 Department of Respiratory Medicine, Faculty of Medicine, Urmia University, Urmia, Iran,

2 Tabriz University of Medical Students, Tabriz, Iran,

3 Department of Internal Medicine, Faculty of Medicine, Urmia University, Urmia, Iran.

Introduction: Rapid diagnosis and treatment of deep vein thrombosis and pulmonary thromboembolism reduce mortality and morbidity. The aim of this study is to investigate delays in treatment of deep vein thrombosis and pulmonary thromboembolism and related factor in a developing country.

Materials and Methods: We prospectively investigated 353 patients with diagnosis deep vein thrombosis and/or pulmonary thromboembolism in Urmia, Iran.  We recorded dates of symptom onset, initial visit by a clinician, initiation of treatment, and confirmation of diagnosis. We also analyzed relation with some factors.

Results: The mean interval from symptoms onset to initiation of treatment was 4.70 days, 89% of this interval was between onset of symptoms to first medical evaluation (mean= 4.19 days). Mean time from onset of symptoms to confirmation of diagnosis was 6.29 days. Of 353 patients with venous thromboembolism 185 (52.4%) visited by a physician within two days of onset of symptoms and 168 (47.6%) patients after two days. Factors that was associated with earlier seeking  with p value < 0.05 were pulmonary thromboembolism patients earlier than deep vein thrombosis, higher education, recent surgery, presence of cast, entire leg swelling. There was no association between age, gender, number of symptoms, and presence familial history of venous thromboembolism  (all p value > 0.05). The delays time from first visit to final diagnosis was significantly shorter in patients with high probability score.

Conclusion: Most patients with venous thromboembolism received anti-coagulation and diagnosis with delay. The main cause of delay is related to patient's delays. There is a need to improve people awareness about venous thromboembolism and to develop strategies to reduce delays.

Key Words: Pulmonary thromboembolism, deep vein thrombosis, risk factors, delayed diagnosis.

Tuberk Toraks 2013; 61(2): 96-102 • doi: 10.5578/tt.5348

Geliş Tarihi/Received: 05/01/2013 - Kabul Ediliş Tarihi/Accepted: 23/04/2013

Yazışma Adresi (Address for Correspondence):

Dr. Mohammad Hossein Rahimi-rad,

Imam Khomeini Hospital,

Bronchoscopy Unite,

URMIA - IRAN

e-mail: rahimirad@hotmail.com

[ Tam metin ][ PDF ]
<< Geri Yazdır